Ankara · Çankaya · Park OranPzt–Cmt 09:00–20:00
Invisalign Provider
0312 911 60 36Randevu al

Diğer Tedaviler

Redüksiyonlu ve Redüksiyonsuz Disk Deplasmanı: Çene Eklemi Sesleri

Redüksiyonlu ve Redüksiyonsuz Disk Deplasmanı: Çene Eklemi Sesleri
Bu yazıda 9 başlık
  1. Çene eklemi diski nedir?
  2. Redüksiyonlu disk deplasmanı nedir?
  3. Redüksiyonsuz disk deplasmanı nedir?
  4. Belirtiler: tık sesi, kilitlenme, ağrı
  5. Tanı nasıl konur?
  6. Tedavi seçenekleri nelerdir?
  7. Redüksiyonlu ve redüksiyonsuz disk deplasmanı arasındaki fark kısaca nedir?
  8. Ne zaman hekime gidilmeli?
  9. Sık sorulan sorular

Kısa cevap: Redüksiyonlu disk deplasmanında çene eklemindeki disk, ağız kapalıyken öne kayar ve ağız açılırken tık sesiyle yerine oturur; ağız açıklığı genellikle korunur. Redüksiyonsuz disk deplasmanında ise disk yerine dönemez, tık sesi çoğu zaman kaybolur ve ağız açıklığı kısıtlanır. Ağrı yapmayan bir tık sesi çoğu durumda tedavi gerektirmeyebilir; değerlendirme ve tetkik kararı hekim muayenesiyle verilir.

Ağzınızı açarken kulağınızın hemen önünden gelen bir “tık” sesi ya da sabah uyandığınızda çenenizin tam açılmaması, çoğu zaman çene eklemindeki küçük bir diskin konumuyla ilgilidir. Bu durumların tıptaki karşılığı disk deplasmanıdır ve iki ana biçimde görülür: redüksiyonlu disk deplasmanı ve redüksiyonsuz disk deplasmanı. Adları karmaşık görünse de aralarındaki fark oldukça basittir: Disk, ağız açılırken yerine geri dönebiliyor mu, dönemiyor mu? Bu yazıda çene eklemi diskinin ne olduğunu, iki tablonun nasıl ayırt edildiğini, hangi belirtilerin önemli olduğunu ve hekim değerlendirmesinin nasıl ilerlediğini anlatıyoruz.

Çene eklemi diski nedir?

Çene eklemi diski, alt çene kemiğinin eklem başı ile kafatasındaki eklem çukuru arasında yer alan, lifli kıkırdaktan oluşan ince bir yastıktır. Temporomandibular eklem (TME ya da TMJ) adı verilen bu eklem, kulağın hemen önünde bulunur ve konuşma, çiğneme, esneme gibi günlük hareketlerin hepsinde çalışır.

Disk, iki kemik yüzeyin birbirine doğrudan sürtünmesini önler ve hareketin düzgün olmasına yardımcı olur. Sağlıklı bir eklemde ağız açılırken eklem başı öne doğru kayar ve disk de onunla birlikte hareket eder. Diski yerinde tutan bağlar ve çevresindeki dokular gevşediğinde ya da zorlandığında disk normal konumundan, çoğunlukla öne ve içe doğru kayabilir. Bu duruma çene eklemi disk kayması ya da disk deplasmanı denir.

Redüksiyonlu disk deplasmanı nedir?

Redüksiyonlu disk deplasmanı, ağız kapalıyken öne kaymış olan diskin ağız açılırken eklem başının üzerine geri oturduğu durumdur. “Redüksiyon” kelimesi burada diskin yerine geri dönmesini ifade eder.

Bu geri dönüş sırasında çoğu kişi kulak önünde belirgin bir tık sesi duyar veya parmağıyla bir atlama hisseder. Ağız kapanırken disk yeniden öne kaydığı için kapanışta da daha hafif ikinci bir tık oluşabilir; buna karşılıklı tıklama denir. Ağız açıklığı genellikle normal sınırlardadır, ancak açılırken çene kısa süreli olarak bir tarafa kayıp sonra ortaya dönebilir.

Önemli bir bilgi: Toplumda çene ekleminden tık sesi gelen kişilerin önemli bir kısmında ağrı ya da hareket kısıtlılığı yoktur. Ağrıya ya da işlev kaybına yol açmayan bir tık sesi, çoğu durumda tek başına tedavi gerektirmeyebilir; yalnızca takip edilmesi yeterli olabilir. Bu kararı vermek için yine de hekim muayenesi gerekir. Bazı kişilerde ise zaman zaman diskin geç yerine oturduğu, çenenin kısa süre “takıldığı” aralıklı kilitlenme atakları görülebilir; bu durum daha yakından izlenmesi gereken bir işarettir.

Redüksiyonsuz disk deplasmanı nedir?

Redüksiyonsuz disk deplasmanı, öne kaymış diskin ağız açılırken de yerine dönemediği, eklem başının önünde engel oluşturduğu durumdur. Disk yerine oturmadığı için önceki tık sesi çoğu zaman kaybolur, ama ağız açıklığı kısıtlanır.

Bu tablo halk arasında çene kilitlenmesi olarak bilinen durumların bir kısmını oluşturur; tıp dilinde “kapalı kilit” olarak da anılır. Kişi ağzını her zamanki kadar açamaz, açarken çene etkilenen tarafa doğru kayar ve karşı tarafa yan hareketler zorlaşabilir. Yeni başlamış (akut) dönemde kısıtlılık belirgin ve rahatsız edici olabilir. Zaman içinde (kronik dönemde) dokular uyum sağladıkça ağız açıklığı kısmen artabilir; ancak bu süreç herkeste aynı ilerlemez.

Çene kilitlenmesinin tek nedeni disk değildir; kas spazmı, enfeksiyon veya diş çekimi sonrası gibi farklı durumlar da ağız açıklığını kısıtlayabilir. Bu konuyu trismus ve çene kilitlenmesi yazımızda ayrıca ele aldık.

Belirtiler: tık sesi, kilitlenme, ağrı

Disk deplasmanının en sık belirtileri çene ekleminden gelen tık sesi, ağız açmada kısıtlılık ve eklem çevresinde ağrıdır; ancak her kişide bu belirtilerin hepsi birlikte görülmez. Belirtilerin türü, hangi deplasman tipinin söz konusu olabileceği hakkında fikir verir.

  • Çene eklemi tık sesi: Özellikle ağız açılırken duyulan net bir tık, redüksiyonlu deplasmanla sık ilişkilendirilir. Kum ezilmesine benzeyen sürtünme sesleri ise farklı eklem değişikliklerine işaret edebilir.
  • Kilitlenme: Ağzın aniden tam açılamaması ya da açıkken kapanmakta zorlanılması. Daha önce tık sesi olan birinde sesin kesilip ağız açıklığının azalması dikkat edilmesi gereken bir değişikliktir.
  • Ağrı: Kulak önünde, şakakta veya çiğneme kaslarında hissedilebilir; çiğnemeyle, esnemeyle ya da sabahları artabilir.
  • Eşlik edebilen durumlar: Diş sıkma veya gıcırdatma, baş ağrısı, kulakta dolgunluk hissi bazı kişilerde tabloya eşlik edebilir.

Tanı nasıl konur?

Disk deplasmanının değerlendirilmesi öncelikle ayrıntılı bir hikâye ve klinik muayeneyle yapılır; görüntüleme ihtiyacına ise muayene bulgularına göre hekim karar verir. Kendi kendine tanı koymak ya da yalnızca bir sesin varlığına bakarak sonuç çıkarmak doğru değildir.

Muayenede genellikle ağız açıklığı ölçülür, açılış sırasında çenenin izlediği yol gözlenir, eklem ve çiğneme kasları elle yoklanır, seslerin hangi anda oluştuğu değerlendirilir. Dişlerin kapanışı ve diş sıkmaya bağlı aşınma izleri de incelenir.

Diskin konumunu doğrudan gösterebilen yöntem manyetik rezonans (MR) görüntülemedir. Ancak her tık sesi için MR gerekmez. Belirtiler kalıcıysa, ağız açıklığı kısıtlıysa, tedaviye rağmen yakınmalar sürüyorsa ya da ileri bir girişim planlanıyorsa hekim MR ile değerlendirme isteyebilir. Kemik yapıların incelenmesi gerektiğinde ise farklı görüntüleme yöntemleri tercih edilebilir. Hangi tetkikin gerekli olduğu tamamen muayene sonrasında hekim tarafından belirlenir.

Tedavi seçenekleri nelerdir?

Disk deplasmanında tedavi çoğu durumda koruyucu ve geri dönüşümlü yöntemlerle başlar; daha ileri girişimler yalnızca bu yöntemlerle yeterli rahatlama sağlanamadığında gündeme gelir. Amaç diski mutlaka eski yerine döndürmek değil, ağrıyı azaltmak ve çene hareketlerini işlevsel hale getirmektir.

  1. Bilgilendirme ve günlük alışkanlıklar: Bir süre yumuşak gıdalar tüketmek, sakız çiğnemekten ve ağzı aşırı açmaktan kaçınmak, esnerken çeneyi desteklemek, gündüz diş sıkma alışkanlığını fark edip bırakmak.
  2. Sıcak veya soğuk uygulama ve egzersizler: Hekimin veya fizyoterapistin önerdiği basit çene egzersizleri, kasları gevşetmeye ve hareketi düzenlemeye yardımcı olabilir.
  3. Splint (gece plağı): Özellikle diş sıkma ve gıcırdatma eşlik ediyorsa, kişiye özel hazırlanan bir oklüzal splint eklem ve kaslar üzerindeki yükü azaltmaya yardımcı olabilir. Ayrıntılar için splint tedavisi yazımıza bakabilirsiniz.
  4. İlaç tedavisi: Ağrılı dönemlerde hekim uygun gördüğü ilaçları kısa süreli önerebilir. İlaç seçimi ve kullanım süresi kişiye özeldir; kendi başınıza ilaç kullanmanız önerilmez.
  5. Artrosentez: Özellikle redüksiyonsuz deplasmanda ağız açıklığı koruyucu yöntemlere rağmen kısıtlı kalıyorsa, eklem boşluğunun yıkanması esasına dayanan bu işlem değerlendirilebilir. Daha fazla bilgi artrosentez ve çene eklemi enjeksiyonu yazımızda yer alıyor.
  6. Cerrahi: Oldukça az sayıda hastada, diğer yöntemlerin yeterli olmadığı seçilmiş durumlarda ilgili uzmanlık alanı tarafından değerlendirilir.

Kliniğimizde uygulanan koruyucu yaklaşımların genel çerçevesini TMJ tedavisi ve çene eklemi rahatlatma yöntemleri sayfasında bulabilirsiniz. Ortodontik tedavi düşünen ve çene ekleminde yakınması olan kişiler için şeffaf plak ve çene eklemi yazımız da yol gösterici olabilir; bu tür durumlarda eklemin tedavi öncesinde değerlendirilmesi önemlidir.

Redüksiyonlu ve redüksiyonsuz disk deplasmanı arasındaki fark kısaca nedir?

İki tablo arasındaki temel fark, diskin ağız açılırken yerine dönüp dönmemesidir. Redüksiyonlu disk deplasmanında disk açılışta yerine oturur; bu yüzden tık sesi belirgindir ve ağız açıklığı genellikle korunur. Redüksiyonsuz disk deplasmanında disk yerine oturamaz; tık sesi çoğu zaman kaybolur, ama ağız açıklığı kısıtlanır ve çene açılırken bir tarafa kayar. Her iki durumda da ağrının şiddeti kişiden kişiye büyük farklılık gösterebilir.

Ne zaman hekime gidilmeli?

Çene ekleminden gelen ses ağrıyla birlikteyse, ağzınızı eskisi kadar açamıyorsanız, çeneniz açık ya da kapalı konumda takılıyorsa veya yemek yemek ve konuşmak zorlaşmışsa bir diş hekimine başvurmanız uygun olur. Ağrı yapmayan, yıllardır değişmeyen bir tık sesi ise acil bir durum sayılmaz; yine de bir sonraki diş muayenenizde hekiminize bundan söz etmeniz faydalı olur. Ankara Çankaya'da, Panora AVM yanındaki Park Oran Ofis'te bulunan polikliniğimizde çene eklemi şikâyetleri muayene ile değerlendirilir; görüntüleme ya da başka bir uzmanlık alanına yönlendirme gerekip gerekmediği bu muayenenin ardından sizinle paylaşılır.

Sık sorulan sorular

Çene ekleminden gelen her tık sesi tedavi gerektirir mi?

Hayır. Ağrı veya hareket kısıtlılığı oluşturmayan bir tık sesi çoğu durumda yalnızca takip edilebilir. Sesle birlikte ağrı, kilitlenme ya da ağız açmada zorluk varsa hekim muayenesi önerilir.

Redüksiyonlu disk deplasmanı redüksiyonsuz hale gelir mi?

Bazı kişilerde zaman içinde diskin yerine dönmesi zorlaşabilir ve tablo değişebilir; ancak bu herkeste görülmez. Tık sesinin aniden kesilip ağız açıklığının azalması gibi değişiklikler fark edilirse hekime başvurmak uygun olur.

Disk deplasmanı için mutlaka MR çekilmesi gerekir mi?

Gerekmez. Değerlendirme öncelikle klinik muayeneyle yapılır. Belirtiler kalıcıysa, ağız açıklığı kısıtlıysa veya ileri bir girişim planlanıyorsa MR gerekip gerekmediğine hekim karar verir.

Splint disk deplasmanında işe yarar mı?

Özellikle diş sıkma ve gıcırdatmanın eşlik ettiği durumlarda kişiye özel bir splint eklem ve kaslar üzerindeki yükü azaltmaya yardımcı olabilir. Splintin uygun olup olmadığı ve ne kadar kullanılacağı muayene sonrasında belirlenir.

Çenem kilitlendiğinde zorlayarak açmalı mıyım?

Çeneyi zorlayarak açmaya çalışmak dokuları daha fazla rahatsız edebilir. Ani başlayan bir kilitlenmede yumuşak gıdalarla beslenip çeneyi dinlendirmek ve kısa sürede hekime başvurmak daha doğru bir yaklaşımdır.

Ankara Çankaya'da bilgi ve muayene

Redüksiyonlu ve Redüksiyonsuz Disk Deplasmanı: Çene Eklemi Sesleri hakkında kişisel değerlendirme için Funda Sarıkaya Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği'nde muayene randevusu alabilirsiniz.

Poliklinik Ankara'nın Çankaya ilçesinde, Oran Mahallesi'nde Park Oran Ofis içindedir; Panora AVM'nin yanında, One Tower AVM'nin karşısındadır.

Ağız ve diş sağlığı, ortodonti ve çene-kas şikâyetlerine yönelik muayene ve tedavi hizmetleri verilir.

Poliklinik
Funda Sarıkaya Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği
Adres
Park Oran Ofis, Dükkan No: 70, Kudüs Cd., Oran Mah., Çankaya / Ankara
Konum
Panora AVM yanı, One Tower AVM karşısı
Hizmet bölgesi
Oran, Çankaya ve Ankara genelinden hastalar
Çalışma saatleri
Pazartesi–Cumartesi 09:00–20:00
Telefon
0312 911 60 36
Hizmet dilleri
Türkçe, İngilizce, Almanca, Rusça

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi kararı için muayene gerekir.

İlgili yazılar

Randevu talebi

Size uygun gün ve saat aralığını seçin; klinik sizi arayarak ya da WhatsApp'tan yazarak randevunuzu teyit eder.

Form yerine isterseniz 0312 911 60 36 numarasından arayabilirsiniz.